ŞİİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞİİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

habersiz

Bir gün doğumu
Bir yol ayrımı
Bir rüzgarın esmesi
Bir kalbin küsmesi
Bir yaprağın düşmesi
Bir gözün yaş dökmesi
Bir bulutun kar tanesi dökmesi
Bir mevsimin gelmesi
Bir çiçeğin açması
Bir tohumun başağa dönmesi
Bir nefesin alınması
Bir nefesin verilmesi
Bir günü'ün batması
Bir uçurumun had noktasındayız
Bir taraf baharbahçe
Bir taraf delhiz
Birgün daha geçer gider ömürden habersiz...
'sairali'
#sairali

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Üşürüm

Bazen zehirzemberek konuşasım geliyor..
Sonra,ne değişiyor bilmiyorum.
Zemberek boşalıyor,zehir içime akıyor..
Elimi uzatsam diyorum tutacağım.
Ayaklarım bir yar'ın ucunda.
Unufak oluyor kaya parçaları düşüyorum.
Koskoca çınar da kuru bir dal parçasıyım.
Lodostan bir yel esiyor kırılıyorum.
Ve...düşünüyorum.
Gördüğüm bir hayal,bir düş,bir rüya olsun.
Biri çıkıp günaydın desin, "gün-ay-dın".
Zifiri karanlıkta savrulan yaprak;
Gazel'e dönmesin.
Biliyorum ki kuru yaprağın üzeri,
Lapa lapa yağan kar taneri ile kaplanır.
Üşürüm
'sairali'
‪#‎sairali‬

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

KERBELA

KERBELA




Zülfikârı,kuşanmalıydı ALİ

Elinde ki kalkanı siper etmeliydi HASAN

Can vermemeliydi HÜSEYİN can

Düşmemeliydi,sancak yere düşmemeli

Gülmemeliydi,muaviye,yezit,mervan

Nefes almalıydı nefes,MUHAMMED'den gelen can

Kerbela neden kan gölüne döndü neden Mevlam

Çıkmalıydı,Kerbela da,çıkmalıydı isyan

Yıklımalıydı muaviye denilen yezit denilen hayvan

Nefes almalıydı nefes,MUHAMMED'den gelen can

O sabah doğmamalıydı,Kerbela da güneş

Uyanmamalıydı,islam düşmanı leş

Akmamalıydı,akmamalı bir damla kan

Nefes almalıydı nefes,MUHAMMED'den gelen can

Dualar okuyun dualar,ağıtlar yakın ağıtlar

Hüseyin can kanat takmış uçuyor göklere

Hangi can dayanır bu vahşete

Lanet okuyun lanet bizlere,Kerbelayı yaşatan yezide

''sairali''



Lanet olsun lanet onun muaviye yezit ve onun soyundan gelen insan görünümlü şeytanlara...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

SAİRALİ'DEN KISA DİZELER




                                                                   Her zaman... 


kalemimden yanlızlığa inat döküldü sözcükler...

Yazdığım cümlelerde sen vardın yanımda sen olmasan bile...

Bu hayat zor geliyor artık şu deli gönlüme

Şiirim hadi hoşçakal yüreğimden yüreğine sevgilerimle...

                              "sairali              

ALİEKBER ÇELİK

04.04.2012

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

SAİRALİ'DEN KISA DİZELER



Sevgilim
Bir yaprak düşerse dalından
Bilki... 
Tutunduğu dal onu terk etmiş demektir
Sevgilim
Bir yaprak düşerse dalından
Bilki...
Ömrünün sonuna gelmiş demaktir
Ve
Benim sana tutunacak takatim kalmadı
Sevgili

SAİRALİ

29 AĞUSTOS 2011

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

SAİRALİ'DEN KISA DİZELER



ölümden çok
 ne zoruma gidiyor biliyormusun?
Son bir defa ellerini tutamamak
Son bir defa gözlerine bakamamak
Ve
 son bir defa sessizce
"seni seviyorum"
 diye haykıramamak
Hadi allaha ısmarladık cankuşum
Az yaşamış çok yorulmuşum...


SAİRALİ

24 AĞUSTOS 2011

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

ÜŞÜYORUM ANNE

ÜŞÜYORUM ANNE
Sol yanımda
Keleş çekirdeğinin soğukluğu
Burada öğrendim
Hasret ve yokluğu
Üşüyorum ANNE
Hava geceden ayaza çekmiş
Keleş mermisi yiyen hiç üşümezmiş
Girdiğimiz yol dönüşü olmaya yol
Dönüşü olmayan yollarda
Üşüyorum ANNE
Beş metre ötem de Dursun
Bir sıgara yaktı
Üzerine bir de okkalı küfür çaktı
Tezkere kaf dağının arkasına kaçtı
Avuçlarım sen kokuyor 
Üşüyorum ANNE
Gökyüzü aydınlık
Sayamadığım kadar yıldız var
Buralar kan gölüne dödü
Üzerine düşün yakamoz
Yıldız ve hilal
Ayaklarımın can bağı kesildi
Üşüyorum ANNE
Ula memedim
Sen
Aşık oldunmu diye seslenir
Komutan KEMAL
Ben aşık oldummu hiç
Aşkın soğukluğu sol yanımda
Üşüyorum ANNE
Dağlıca da aktütün de şemdinli de
Hakkari de çukurca da mardin de
Daha ismini sayanadığım 
Birçok yerde
Ölümün soğukluğu sardı
Sol yanımı
Üşüyorum ANNE
Ve sancılıydı güneş
Doğmakla doğmamak arası
Ağır olurmuş vücutta 
Keleş yarası
Hava da vın diye öten sesi duyamadım
Üşüyorum ANNE
Hep şunu düşündüm
Bal neden tatlı
Balta neden saplı
Orak neden eğri
Sapı neden doğru
Düşlerim de yorgun düştü
Üşüyorum ANNE
Bu dizeleri sana yazarken
Gözyaşlarıma hakim olamadım
Gel ya gözyaşlarımı sil
Yada üşümemi dindir
Hem ağlıyor hem ölüyor
Hem üşüyorum anne
Anne tut ellerimi hohla
Al bayrağa sarılı bedenimi kokla
Arada bir gel mezarımı yokla
Hani şehitler ölmezdi
Ben hem öldüm hem üşüyorum
ANNE
ALİ EKBER ÇELİK
22.10.2011 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

BİR SENİ

Bir Seni



Bir seni sevdim



Gecenin yanlızlığına inat



Bir sen döküldün avuçlarıma



Yıldızların arasından



Bir saçını okşadım



Rüzgarlara inat



Bir sen döküldün



Gönül bağıma damla damla



Bir seni kokladım güllere inat



Bir sen sardın ruhumu buram buram



Bir seni yaşadım



Zamana inat



Bir senle yaşlanacağım



Gün gün ay ay yıl yıl



KÜÇÜĞÜM



11.06.2008



Ali Ekber Çelik





  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

15. asır

                                           








Mimar Sinan'ın yaptığı ve İstanbul'da Küçükçekmece ile Bahçelievler arasında sınır çizen Ayamama deresi üzerindeki asırlık köprü (15. asır) ilgisizlikten yıkılmak üzere.







Yıllara meydan okuyan tarihi köprünün bitişiğinde yapılan modern köprü sel sularıyla tıkanırken, Mimar Sinan'ın kesme taştan yaptığı 3 kemerli köprü, sel taşkınlarından etkilenmiyor. Rumeli'ye giden Osmanlı akıncılarının atları ve arabalarıyla asırlarca üzerinden geçtiği tarihi köprü, ilgisizlik yüzünden harabe haline geldi.






BU DERE TAŞTI VE ÇAĞLADI VE OLUŞAN SELDE CANLARDA VERDİK...


O zaman hatırlarsak başbakan çıktı ve şu kelimeleri kullandı dere intikamını alır...


Aslına bakarsanız dere değil de intikamını alan çiğ süt emmiş insanlar oluyor...


Ve şimdi bu dere yatağı üzerinde milyonlarca dolarlık inşatlar yükseldi...


Ve bir de şu tarihi köprüye bakın bu talan ve yağmaya karşı ayakta durmaya devam ediyor acaba daha ne kadar dayanacak dersiniz...


Selden sonra çıkıp televizyonlarda boy gösteren devlet yöneticilerimiz ve mahalli yöneticilerimz şimdi nerede...


Selden sonra birkaç garibanın evini yıkıpta şimdi bu dere yatağı üzerindeki milyon dolarlık inşaatlara izin veren görevlilerin acaba gönlü rahatmı...


Benim yazacaklarım bu kadar...


Geriye kalan yorum siz dostlarımın...































Bu Nasıl Düzendir






Dere taşmış çağlıyor


Sel suyundaki canlar yardım bekliyor


Sütü bozuk insanlar yağmalıyor


Bu nasıl düzendir anlayamadım






Dere yatağı suyla dolmuş taşıyor


Eski yeniden yeni eskiden hesap soruyor


Olan namuslu emekçi vatandaşa oluyor


Bu nasıl düzendir anlayamadım






Sen atarsın suçu ona o da sana


İzini vatandaş vermedi dereboyuna


Olan oluyor sel suyuna kapılanlara


Bu nasıl düzendir anlayamadım






Önceden söylenirmiş dereboyunda türküler


Şimdi dereboyunda yakılır ağıtlar


İmzalar atılır mühürler basılır dolar cukkalar


Bu nasıl düzendir anlayamadım






Sel suyu kabarmış dalga dalga akıyor


Bizleri yönetenler dalgasına bakıyor


Başbakan söylüyor derenin intikamı ağır olur


Bu nasıl düzendir anlayamadım






İnsafın kurumuş senin ey dere


Sitemim sana değil sana benzeyen vekillere


Gün gelir sende düşersin bu ellere


Bu düzeni işte o zaman anlarım






25.09.2009






Ali Ekber Çelik








  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

O YILDIZIN ELLERİNDEN















O YILDIZIN ELLERİNDEN




Dün bir yıldız kaydı

Gökyüzünden

Yıldızki gözleri mavi

Engin denizler gibi

Saçları sarı

Hemde başak sarısı

Bastığı yerler titrerdi

Gece yarısı

Dün bir yıldız kaydı

Gökyüzünden

Mavi gözlerinde

Şimşekler çakan bir yıldız

Hiç korkmadım biliyormusun

O mavi gözlerden

Ben onların evladıyım

Ta ezelden

Dün bir yıldız kaydı

Gökyüzünden

O mavi gözlerde bir gülümseme

Sizlere emanet diyordu

Parmakla göstererek

Bu ülke

Dün bir yıldız kaydı gökyüzünden

Biliyormusun

Tutamadım o yıldızın

Ellerinden



05.08.2008



Ali Ekber Çelik



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

ZAMANIN NERESİNDEYİM







Hala çocukluğumun hayallerindeyim
Delice bir sevdanın izdüşümündeyim
Seninle yaşadıığım günlerin peşindeyim
Bilmem zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık
Bir şiir okusam sevda üzerine yazılan
Birtürkü dinlesem her hecede seni anlatan
Gözlerimden yaş yerine akar damla damla sevdam
Bilmem şimdi zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık
Gül dalındaki gonca bile sen olmayıca açmıyor
Açsa bile senin tenin gibi kokmuyor
Özlemin buram buram burnumda tütüyor
Bilmem şimdi zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık
Dün gibi hatırlarım elele tutuştuğumuz bahçeleri
Dün gibi hatırlarım göz göze geldiğimiz yerleri
Gözyaşı dökerken anarım yaşadığımız o günleri
Bilmem şimdi zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık
Rüzgarda özgürce uçuşurdu saçların
Bana zamanı unuttururdu bakışların
Şimdi hayal oldu seninle yaşadıklarım
Bilmem şimdi zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık
Zaman geçmez oldu sensiz gecelerde
Beklerim seni saatin her tık sesinde
Gündüz hayalimsin gece düşüm
Bilmem şimdi zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık
Artık benim için güneş doğmuyor
Gündüzler bile sen olmayınca gece oluyor
Özlemim yıldızlar gibi bir bir soluyor
Bilmem şimdi zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık
Artık kesmiyor beni boşalan kadehler
Zehir oldu sensiz yaşadığım günler
Yokluğun beni bir bilinmeze sürükler
Bilmem şimdi zamanın neresindeyim
Ah be canım cananım
Zaman durgun zaman vurgun
Zaman sessiz zaman sensiz
Geçip gitmiyor artık

ALİ EKBER ÇELİK

15.10.2009






  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

ALİ EKBER ÇELİK


Aradım seni bir tanem
Leylasını arayan Mecnun gibi
İzini sürdüm kara gecelerde
Ellerimi uzattım erişemedim
Kuş olur kanatlanırdım
Bahar dallarına konardım
Emsalsiz ışıltınla
Ruhumu aydınlarsaydın eğer
Çekilmiyor hayat sensiz
Esiri olduğum kara gecelerde
La mekansızım şimdi
İz düşümünü beklemekten
Kör oldu gözlerim yolunu gözlemekten

ALİ EKBER ÇELİK

18.02.2010

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

GARİBİN



Vur dedikçe vuruyor
Zalim felek
Derdi yok
Tasası yok
Şakası yok
Umutlar tükenir
Köşe başında
Başımızdakilerin
Bundan haberi yok
Askeri ücrete
Talim elleri
Akşam eve giderken
Tutmaz dizleri
Onu bekleyen
Minicik gözleri
Görmeye
Mecali yok
Garibin
Her gün doğumu
Binbir çile
Söyleyin bülbül
Küsermi güle
Her akşam pencerede
Bekleyen şengüle
Bakacak mecali yok
Garibin
Ay başında maaş
Girer cebe
Eve kalmaz
Kuş olur
Uçar göklere
Para kalmaz
Deftere kaleme
Çocuğuna anlatacak
Söz bulamaz
Garibim
Delik büyüktür
Yama küçük
Yamyacak iplik
Zaten çürük
İğneyi eline
Almaya mecali yok
Garibin


ALİ EKBER ÇELİK

21.11.2008

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

VURULDUM


Zamanı ve zamansızlığı
Yaşadım gözlerinde
Gözleri ki
Virane şehirler gibi
Yoksun masum ve üzgün
Gözleri dalıp gidiyordu
Gözpınarları yaş dolu
Dokunsam ağlayacak gibi
Dokunmaya kıyamadım
Rüzgar da
Uçuşan saçlarını topladım
Başını getirip göğsüme yasladı
Narin bir çiçek gibiydi teni
Avuçlarımın içinde titrerken elleri
Kapıldım
Bakışlarındaki fırtınaya kapıldım
Kayboldum
Ruhunun delhizlerin de kayboldum
Ben bende değilim artık
Vurgun yedim
Vuruldum

ALİ EKBER ÇELİK

27.04.2009

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

YİĞİDİM




 Al bir umuttan çıkmıştın yola
 Bilemezdin başına bak neler gele
 Yüreği yaralı ağlıyor ANA
Uzanmış yatarsın aslan yiğidim
Feyadı figan dört taraftan yükselir
Kin tohumu kanla beslenir
Leş kargaları başımızda bekleşir
Uzanmış yatarsın aslan yiğidim
Ecel kapını erken mi çaldı yiğidim
Karanlığa doğan güneş gibiydin
Serseri bir kurşuna kurban verildin
Şimdi uzanmış yatarsın aslan yiğidim
Ben anadoluyum diye seslendin
Gözünü kırpmadan canını verdin
Anadoluda şehit düşen yürekdin
Al kanlar içinde yatan yiğidim
Küçük bir tohumdan filiz verdin
Derinlere kök salıp yeşerdin
Gözün kara idi yüreğin aydın
Şimdi uzanmış yatarsın aslan yiğidim
Ülkemin dört bir yanında senin sesin
Her haykırışında ben anadoluyum dersin
ULU ÖNDER ATAMIZIN hep izindesin
Şimdi al kanlar içinde yatarsın yiğidim
Uyanmanın vakti geldi geçiyor
Vatan topraklarım beş kuruşa gidiyor
Ormanlarım katledilip suyum tükeniyor
Hain eller ciğerimi deliyor
Sen hala uzanmış yatarsın yiğidim
ATATÜKCÜYÜM diyenler ya yakıldı ya vuruldu
Yüreğimize kin tohumları savruldu
Bu olan biten hainlerin oyunu
Hala neden uzanmış yatarsın yiğidim
Yiğidim diyanler çıkmış meydana
Ellerinde delikli demir sıkarlar cana
Kendi gölgesinden de korkar dana
Sen hala uzanmış yatarsın yiğidim
Yiğitlik ne para da nede pulda
Yiğitlik ne makamda nede şanda
Yiğitlik aslan yürekli canda
Uyan aslanı kediye boğdurma yiğidim
Bu vatan bizlere atlarımızdan emanet
Uğrunda can verdi binlerce memet
Şehit düşen atalarına etme ihanet
Uyan artık uyan aslan YİĞİDİM

ALİ EKBER ÇELİK

09.04.2008

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS